Enflasyondaki artış Merkez Bankası üzerinde proaktivite baskısını artırıyor

Türkiye’de tüketici fiyatları Şubat ayında %0,91 artış gösterirken, yıllık enflasyon ise %15,61 oranında gerçekleşti.

Türkiye’de tüketici fiyatları Şubat ayında %0,91 artış gösterirken, yıllık enflasyon ise %15,61 oranında gerçekleşti. Bizim beklentimiz aylık %0,8 ve yıllık %15,5 oranında bir enflasyon gerçekleşmesi yönündeydi. Böylece, enflasyon Şubat ayında hem piyasa konsensüsü hem de bizim beklentilerimizin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Enflasyon üzerinde, erken dönemde yaşanan TRY zayıflığının kalıcı etkisi ve petrol fiyatlarında yaşanan artışın etkisi belirleyici bir etki yaratmaktadır.

 

Enflasyonun alt kalemlerine bakacak olursak; ana harcama gruplarının birçoğunda artış gözlenmektedir.  Gıda, enerji ve altın gibi değişken kalemlerin dışarıda bırakıldığı C göstergesinde yıllık bazda Ocak ayındaki %15,5 seviyesinden Şubat ayında %16,2 seviyesine yükseliş söz konusudur. Manşet enflasyondan daha yüksek artış gösteren kalemler olarak sağlık %3, gıda ve alkolsüz içecekler %2,57 ve lokanta ve oteller %1,32 ile öne çıkmaktadır. Gıda kaleminde yıllık enflasyon ise Şubat ayı ile beraber %18,4’e yükselmiştir. Enerji enflasyonunda da küresel petrol fiyatlarındaki toparlanmanın bir yansıması olarak yıllık %7,9’dan %8,8’e artış söz konusudur.

 

Türkiye enflasyon, nominal faiz ve reel faiz… (Kaynak: Bloomberg, TCMB, TÜİK)

 

Her en kadar TRY’nin bir değer kazanımı sürecini izlesek de, hem iç faktörler hem de emtia fiyatlarındaki artışın getirdiği küresel baskıdan dolayı enflasyon artmaya devam ediyor. TRY değer kazanımına rağmen, fiyatlarda bu yönde bir ayarlama yapılmaması hem gecikmeli geçiş etkisinden hem de enflasyonda yapışkanlık unsurundan kaynaklanıyor. Çünkü beklentiler noktasında halen sapma aralığı yüksek, bu yüzden fiyat ayarlamaları yukarı yönde yapıldığı hızda aşağı yönde yapılmıyor. Bunun dışında, aylık artış oranlarına baktığımızda gıda fiyatları da halen bir sorun olmaya devam ediyor. Küresel emtia fiyatlarındaki artışın, dünyaya yayılan bir enflasyon baskısı da getireceğini düşünecek olursak, enflasyonda bu ay itibariyle de en kötü geride kalmamış oluyor. Enflasyon, Nisan ayında %16,5 seviyesine yakın bir noktada tepe oluşturabilir.

 

Merkez Bankası, enflasyon baskılarının farkında ve bundan önceki faiz artışlarını da buna göre gerçekleştirdi. Tabii, enflasyondaki belirsizlik aralığının yüksekliği şu anda TCMB’yi en çok zorlayacak konu. 18 Mart’ta bir proaktif adım gelme olasılığı var elbette. Enflasyondan ve global faizlerden gelen baskı, bir ay önceki PPK’ya göre daha fazla ağırlık kazandı. Bir faiz artışı daha olursa, bu büyük ihtimalle son faiz artışı olacaktır. Enflasyondaki sıkıştırıcı etki, de-dolarizasyonun başlamaması, son kur artışının oluşturduğu belirsiz durum ve global faizlerin baskısı, yılın ilk yarısında bir faiz artışı olasılığı şartlarını olgunlaştırıyor. Diğer taraftan enflasyon konusu, yapısal sorunlar itibariyle sadece faiz artışıyla değil ekonominin genel politikaları itibariyle de ele alınmalı.

 

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı