SALT'dan iklim değişikliği konulu gösterim programı

SALT’ın, iklim değişikliğinin insana ve dünyaya etkilerine dikkati çekme amaçlı "Bu son şansımız mı?” gösterim programı 7'nci yılında Garanti BBVA desteğiyle gerçekleştiriliyor. 

Program bu hafta Peter Wohlleben’in aynı adlı, 2015 tarihli çok satan kitabına dayanan “Ağaçların Gizli Yaşamı” belgesel filmiyle devam ediyor. 31 Mayıs-6 Haziran tarih aralığında  saltonline.org’da orjinal dilinde (Almanca), Türkçe ve İngilizce altyazılı olarak gösterimi gerçekleştirilen 2020 yapımı Das geheime Leben der Bäume (Ağaçların Gizli Yaşamı) her şeyden çok, ağaçların güzelliğini ve büyüsünü gözler önüne seriyor ve ormanları koruyabilmek için acilen harekete geçmek gerektiğini hatırlatıyor.

Programın 7-13 Haziran haftası gösterimi Longyearbyen, a Bipolar City (Longyearbyen: İki Kutuplu Şehir) (2016) Svalbard’ın yerel seçimlerini mercek altına alıyor; kömürün fiyatı azalırken halk sürdürülebilir gelişimi tartışmanın acil gerekliliğinin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu fark ediyor. Resmi yetkililer ve yerel halkla yapılan röportajlar aracılığıyla yönetmenler kentin çevresel çelişkilerini ve bunların sonuçlarını araştırıyor. Bilim insanlarına, siyasilere ve kent sakinlerine göre Longyearbyen zamana karşı yarışıyor. 

“Bu son şansımız mı?” programı gösterimleri ücretsizdir.

Bu Son Şansımız mı?

Das geheime Leben der Bäume (Ağaçların Gizli Yaşamı) (2020)

31 Mayıs-6 Haziran

Yönetmenler: Jörg Adolph ve Jan Haft

96 dakika

Almanca; Türkçe ve İngilizce altyazılı 

Dünya ekosisteminde ağaçların hayatî konumunu ele alan “Ağaçların Gizli Yaşamı”, Peter Wohlleben’in aynı adlı, 2015 tarihli çok satan kitabına dayanıyor. Mektepli bir ormancı olan Wohlleben, ülkesi Almanya’da ormanlık bölgelerde ağaçların tümünün, yeniden yerleştirme amacıyla kesilmesinin ve tek tür ağaç yetiştiriciliğinin yol açtığı tahribatı görünce mesleğini bırakmıştı. Ormanlar, tıpkı karınca kolonileri gibi birer süper organizmadır; ağaçlar birbirine bağlıdır, birbirleriyle iletişim kurar hatta besinlerini paylaşarak birbirlerine bir nevi toplum sağlığı hizmeti de sunarlar.  Film, ağaçların gönderdiği sinyalleri deşifre etmek üzere yola çıkıyor; tohumları aracılığıyla sonraki kuşaklara nasıl bilgi aktardıklarını, nasıl bu kadar uzun yaşayabildiklerini ve ormanların göçmenlere nasıl muamele ettiğini keşfediyor. Wohlleben bu gizli ağların, ilişkilenme biçimlerinin haritasını çıkararak, insan dışı dünyaya dair daha isabetli bir kavrayışı arıyor.  

Belgeselde, yönetmen, bilinen en yaşlı ağacı (10 bin yıllık bir İsveç ladinini) ziyaret ediyor, Kanada’da, orman bakımı konusunda yeni yaklaşımlar üzerine çalışan şirketlere gidiyor, Hambacher Ormanı’nda kömür karşıtı protestolara katılıyor. Film, her şeyden çok, ağaçların güzelliğini ve büyüsünü gözler önüne seriyor ve ormanları koruyabilmek için acilen harekete geçmek gerektiğini hatırlatıyor.  

Longyearbyen, a Bipolar City (Longyearbyen: İki Kutuplu Şehir) (2016)

7-13 Haziran

Yönetmenler: Manuel Deiller ve Nina Ardoin

52 dakika

İngilizce, Fransızca; Türkçe ve İngilizce altyazılı 

Kuzey Kutbu’nun Svalbard takımadalarında bulunan Norveç’in Longyearbyen kentinde yüz yıldır bir enerji ve gelir kaynağı olarak kömür çıkarılıyor. Kent adını kereste ve maden sektöründe çalışan, Amerikalı iş insanı John Munro Longyear’dan alıyor. Longyear, 1906’da bölgenin işleyen ilk endüstriyel kömür işletmesi olan Arctic Coal Company’nin (Kuzey Kutbu Kömür Şirketi) kurucu ortaklarından biri. Longyearbyen’in kuzey batısında bulunan Isfjorden (Buz Fiyordu) son 10 yıldır kış ortasında bile buzla kaplanmıyor. Araştırmacılar, fiyordun deniz yaşamının kutup ikliminden Atlantik iklim bölgesine kaydığını belirtiyor. Svalbard’ın hızla değişen iklimi, son yıllarda yerel nüfusa pek çok problem yaratıyor. Yükselen ısı ve artan yağış daha çok çığ düşmesine sebep oluyor. 

Longyearbyen, a Bipolar City (Longyearbyen: İki Kutuplu Şehir) , Svalbard’ın yerel seçimlerini mercek altına alıyor; kömürün fiyatı azalırken halk sürdürülebilir gelişimi tartışmanın acil gerekliliğinin bugün her zamankinden daha önemli olduğunu fark ediyor. Resmi yetkililer ve yerel halkla yapılan röportajlar aracılığıyla yönetmenler kentin çevresel çelişkilerini ve bunların sonuçlarını araştırıyor. Bilim insanlarına, siyasilere ve kent sakinlerine göre Longyearbyen zamana karşı yarışıyor. 

SALT’ın “Bu son şansımız mı?”programı, kurucusu Garanti BBVA tarafından desteklenmektedir. Filmler, yalnızca Türkiye’den erişime açıktır.

Hibya Haber Ajansı