TCMB Enflasyon Raporu: Enflasyon beklentilerine revizyon ve politikanın pozisyonlanması

Yarın gerçekleşecek olan yılın 3. Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda TCMB’nin enflasyon için tahminlerini yukarı yönlü güncellemesi beklentimiz dahilindedir. Enflasyon üzerindeki baskı, güncel faktörlerin ağırlığını artırması ile birlikte önceden öngörülen seviyelerin üzerinde ilave riskler oluşturacak bir düzlemdedir.

Yarın gerçekleşecek olan yılın 3. Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda TCMB’nin enflasyon için tahminlerini yukarı yönlü güncellemesi beklentimiz dahilindedir. Enflasyon üzerindeki baskı, güncel faktörlerin ağırlığını artırması ile birlikte önceden öngörülen seviyelerin üzerinde ilave riskler oluşturacak bir düzlemdedir.

 

Zayıf TRY konsepti ve küresel girdi (hammadde, enerji, iletken, chip, elektronik aksam) fiyatlarından gelen enflasyonist etkinin yanında; ÜFE’den yansımamış potansiyel, ekonomik açılmanın getirdiği talep etkisi, enerji zamlarının difüzyon etkisi gibi etmenler enflasyonda yukarı hareketin devamı beklentimize temel oluşturmaktadır. Bu ortamda, enflasyonun politika faizini geçmesi gibi bir riskin de belirme ihtimalinden bahsetmek gerekir. Sn. Ağbal döneminde uygulanmaya başlanan ve Sn. Kavcıoğlu döneminde de devam ettirilen “gerçekleşen enflasyonun üzerinde politika faizi” uygulaması, son 4 aydır sabit tutulan faiz ve artan enflasyon nedeniyle zayıflamıştır. Fed’in yıl bitmeden finansal koşulları dengelemek ve enflasyonu kontrol altında tutmak amaçlı “tapering” açıklaması yapmasının oldukça olası olması, gelişmekte olan ülkelerin “kötü koşul senaryosu” durumuna adapte olmalarına neden olabilir ve daha yüksek bir reel faiz standardı oluşabilir. Bu koşulla adaptasyon, yatırım konseptinin korunması bağlamında önemli, özellikle döviz finansman açığının ekonomik etkileri bağlamında. Tabii kurda istikrar enflasyonun beslenmemesi bağlamında birincil derecede dikkate alınmalıdır.

 

Son PPK açıklamasında mevcut “enflasyon üzeri faiz” söylemi devam ettirilmekle beraber, enflasyon konseptinin sıkı para politikasının devamı gerekliliğini ortaya koyduğu görülmektedir. Bunun yanında, yukarıda belirttiğimiz içsel ve dışsal risklerin oluşturduğu konsept “faiz indirimi” zamanlamasından çok “ilave sıkılaşma” olasılığının değerlendirilmesi gerekliliğini göstermektedir. Bu bağlamda, enflasyon beklentilerine yapılması beklenen revizyonun boyutu da önemlidir. Yılsonuna doğru işleyecek bir baz etkisinin, enflasyonun genel eğilimini değiştirecek boyutta olmasını beklemeyiz. Enflasyonun yılı %16 gibi bir seviyede bitirmesi olası, bu da Merkez Bankası’na zaten gevşeme yönünde çok bir esneklik sağlamamaktadır. Bu boyutta bir faiz indiriminin de reel sektörün finansman koşullarına dramatik bir etki yapmasını beklememekle beraber, fiyat oynaklığına yapabileceği olası etkiler bakımından inefektif kalma olasılığı da bulunmaktadır. Dolayısıyla, enflasyonun boyutu büyüme konseptinin ön plana alınmasını geciktirmekte ve sürdürülebilir büyüme önünde engel teşkil etmektedir.

 

TRY’nin hissedilen reel getiri etkisi dolarizasyonun da kırılması için önemli bir kriterdir. Güçlü pozitif reel getiri garantisinin sunulması hem içeride tasarruf sahibinin ters para ikamesine katkıda bulunması, hem de dışarıdan gelecek para akımı açısından gereklidir. Bunun da alabildiğine basit para politikası ayarıyla, ana araç olan politika faizi üzerinden sağlanması ve fonlama kompozisyonunun karmaşıklaştırılmaması gerekir.

 

Türkiye reel faiz oranı, yıllık enflasyon ve AOFM karşılaştırması… Kaynak: Bloomberg, TCMB, TÜİK

 

Yarın yapılacak sunumda, iki ana noktaya dikkat edeceğiz; ki bu ana hatlar para politikasının şahin tandansının kademesi hakkında da fikir verecektir. Birincisi, enflasyon beklentisi piyasa bazlı beklentilere ne kadar yakınsayacak? %12,2’lik yılsonu beklentisinin geçerli şartlarla iyimser olduğunu düşünürüz, piyasa bazlı beklentiler ise %16’ya yakınsamaktadır. İkincisi; ilk kritere bağlı olarak para politikasının ve fonlamanın düzlemi konusundadır. Merkez Bankası’nın enflasyonist risklere karşı değerlendirmesini derecelendireceğiz. Enflasyon Raporu sunumunun Fed toplantısının hemen akabinde gerçekleşecek olması itibariyle, risk değerlendirmesinin küresel finansal koşulları da içermesini bekleyebiliriz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı