TCMB’nin önünde kritik viraj: Politika mekanizması ilk ciddi testini geçirecek

Enflasyonda artış baskısının ilerleyen aylarda da devam edeceğinin belli olduğu, 19 Mart’tan öncesine kıyasla daha yüksek bir risk maliyetine katlandığımız, piyasaları ikna etmek için belki daha yüksek faiz oranlarına ihtiyacımız olacak bir ortamda yarın Merkez Bankası toplantısından gelecek kararı izleyeceğiz.

Enflasyonda artış baskısının ilerleyen aylarda da devam edeceğinin belli olduğu, 19 Mart’tan öncesine kıyasla daha yüksek bir risk maliyetine katlandığımız, piyasaları ikna etmek için belki daha yüksek faiz oranlarına ihtiyacımız olacak bir ortamda yarın Merkez Bankası toplantısından gelecek kararı izleyeceğiz. 19 Mart’ta oluşan görev değişikliği ve bunun görünen sebebi itibariyle, piyasa aktörlerinin ve yatırımcıların Merkez Bankası politikalarının uygulanış şekline dair risk algısını artırmaları normaldir. Çünkü, şahin TCMB Başkanı Ağbal’ın politikaları olgunlaşma aşamasındayken ve ilerleyen aylarda sonuçları da görülecekken, para politikasının da 2-3 senelik rotası aşağı yukarı belliydi. Enflasyon tepe noktasını görüp, düşüşe geçtikten sonra da faizleri indirme imkanı oluşacaktı.

 

Eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın Mart PPK’sında 200 baz puan faiz artırmasının akabinde, yönetim değişikliği sonrasında Şahap Kavcıoğlu yönetiminde ilk toplantı olması bakımından, piyasalarla kurulacak olan iletişim yüksek önemdedir. Türk lirası varlıklarının ve piyasaların, TCMB görev değişikliği sonrasında verdiği reaksiyon para politikalarının uygulanış şekline dair oluşan bir belirsizliğin dışavurumuydu. Buna karşılık, Kavcıoğlu enflasyonun üzerinde faiz uygulamasına devam edeceğini ve para politikasının sıkı kalacağını belirterek yakın döneme ilişkin politika değişikliği olmayacağı sinyalini vermişti.

Enflasyon Mart’ta %16,2 seviyesine yükseldi ve Ağbal’ın görevden alınmasından sonra da lira %10 üzerinde değer kaybetti. ÜFE’den, artan hammadde fiyatlarından ve TL’de meydana gelen ek değer kaybından dolayı enflasyonun artmaya devam edeceğini de göreceğiz. Erken dönem faiz indirimlerinin enflasyon üzerindeki riskleri daha fazla artıracağını düşünüyoruz. Sürdürülebilir büyüme için, öncelikle enflasyonun halledilmesi gerekmektedir; enflasyon düşüşü zaten faizleri indirmek ve büyüme sağlamak için gerekli imkanı verecektir. Bu nedenden dolayı, öngörülebilir gelecekte sıkı para politikasının devamının gerekliliğine inanırız. 15 Nisan PPK’sında da faiz değişikliği olmasını beklemeyiz. Enflasyon görünümünde artan yukarı riskler ve piyasanın geçerli koşulları çerçevesinde ilave sıkılaşma seçeneği, aksiyona girmese bile politika açıklaması içeriğinde yer alabilir.

Tera Yatırım Hakkında:
Güçlü özsermaye ve uzman kadro ile yola çıkan, eski ismi Stok Menkul Değerler A.Ş. olan Tera Yatırım, 1990 yılında kuruldu. 2005 yılında ortaklık yapısı değişti ve yoluna Tera Yatırım olarak devam etti. Tera, eski Roma bolluk ve verimlilik tanrıçası “Terra” isminden esinlenerek yaratılmış bir isimdir.
Tera Yatırım'ın asıl amacı müşteri odaklı bir kurum kültürüyle Türkiye'de aracı kurumlar arasında öne çıkmak ve kaliteli hizmet sağlamaktır. Müşteri memnuniyetine önem veren Tera Yatırım, hukuk ve mevzuattan kaynaklanan her türlü yükümlülüğü titizlikle yerine getirmektedir.
Temel prensiplerimiz arasında etik kurallara bağlılık, ileri görüşlülük, bağımsız aracı kurum kimliğinin korunması, müşteriler, çalışanlar ve ortaklar için değer yaratmak ve faaliyet gösterdiğimiz piyasalar yer alıyor.

Kaynak Tera Yatirim
Hibya Haber Ajansı